DARBE YANLILARINA HATIRLATMA

18 04 2009

12-eylul-darbe

İçinde bulunduğumuz zamanda, askerden medet umanlar, darbe destekçileri ve askere çanak tutanlar hiç de azımsanamayacak kadar çoklar!

Bazı üniversitelerin hocaları, bazı eski siyasetçiler, kendilerine aydın diyen bazı burjuvalar açıkça yada dolaylı olarak bir darbe beklentisi içindeler.

Uzun uzadıya yorum yapmak istemiyorum. Bu beklenti içinde olanları ve o günlerde neler olduğunu unutan yada bilmeyenleri bilgilendirmek için madeler halinde ufak bir hatırlatma yapmak istedim.  Buyrunuz ;

— 12 EYLÜL 1980 ile 1983 YILLARI ARASINDA :

* 650.000 insan göz altına alındı

* 1 milyon 670 bin kişi fişlendi

* 210 bin kişi için dava açıldı

* 230 bin kişi yargılandı

* 7 bin kişi için idam cezası istendi

* 517 kişiye idam cezası hükmü verildi

* 50 kişi asılarak öldürüldü

* 100 bin kişi örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile yargılandı

* 30 bin kişi ’sakıncalı’ olduğu için işlerinden atıldı

* 13 bin 540 kişi T.C yurttaşlığından çıkarıldı

* 30 bin insan siyasi sığınmacı olarak yurt dışına çıktı

* 300 kişi sorgulamadan sonra öldü

* 171 insanın ‘işkence’ den öldüğü resmi olarak belgelendi

* 1000 filme sakıncalı denilerek yasak konuldu

* 23 bin 677 derneğin faaliyetleri tamamen durduruldu

* 3 bin 854 öğretmen işten atıldı

* 120 öğretim üyesi (üniversite) işten atıldı

* 47 hakim işten atıldı

* 400 kadar gazeteci için toplamda 4000 yıl hapis istendi (3 bin 315 yıl 6 ay ceza verildi)

* 3 gazeteci öldürüldü (vurularak) faili meçhul

* Hapishanelerde 299 kişi öldü

* 144 insan ‘kuşkulu’ biçimde öldü

* 15 kişi açlık grevinde öldü

* 16 kişi kaçarken (tutuklanıp işkence görmemek için) vuruldu öldü

* 95 kişi sokak çatışmalarında öldü

* 73 kişi sorgulama sonrası ‘doğal ölüm raporu verilerek’  öldü

* 45 kişi intihar ederek öldü

Alın size askeri darbe, alın size demokrasiye ayar verme operasyonu, alın size askerin getirdikleri. “Asker göreve” diye pankart açanlar bunları bilmiyorlar mı ? Tabiki biliyorlar, bu olayları yaşayanlar onlardı, darbe zamanında ya kominist ya faşist olarak adlandırılanlardı onlar!

Herkes gözlerini açsın tarihinden ders almayan toplumlar geri kalması kaçınılmaz olan toplumlardır!

Saygılar.





Kemalistler.net kapandı

27 01 2009

Bu güncenin açılmasına da bir nebze katkısı olduğunu düşündüğüm kemalistler.net isimli “tartışma forumu” sitenin sahibi olan 3 genç arkadaşımız tarafından (zorla) kendi istekleri ile süresiz kapatılmış.

Çok sevindik..!

Neden sevindik ? Çünkü; bu sitede yazılanlar

ateizm+darwinizm+komunizm+ataturk(ü kullanma) siyaseti = KAOS

formülü ile devam ettirilen bir ideolojiden başkası değildi! Mustafa Kemal ATATÜRK gibi tamamen Türkiye’ye adanmış bir isim kullanılarak kemalizm felsefesini bilerek yada bilmeyerek (çoğu ufak lise öğrencileri) paramparça etmeye çalışan bir grup insanın ne kendilerine ne ülkelerine ne de Kemalizm’e katabilecekleri hiçbir artı yoktur. Bu forumda insanlara “vatan haini, şerefsiz, sahte atatürkçü, düşkün” vs.. gibi bir sürü terbiye sınırları ve hatta insan olmanın düsturları dışında kalan nitelemelerde bulunulmuştu.

Bu olaylar karşısında haklı olarak mahkemede davalar, soruşturmalar açılmış ve site kurucusu 3 genç işin kendi deyimleri ile “resmiyete” dökülmesi sonucu şakanın kaka olma sürecine geldiğinin farkına vardı ve siteyi kapattılar.

İşte bu yüzdendir ki ideolojiler  “Che Guevare,Karl Marks, Deniz Gezmiş,Lenin,Stalin,Mustafa Kemal” gibi önder, düşünür ve uygulayıcılara özenilerek gerçekleştirilemez, bırakın gerçekleştirmeyi olgunlaştırılamaz bile. (Sitede en çok ateizm öncüsü tarihi isimler ve ideolojiler önerilmek ve tartışılmaktaydı)

Herşeyden önce demokrasinin ne olduğunu öğrenmek ve diktanın ne kadar tehlikeli bir sosyal yıkıma yol açacağını bilmek gerekir!

KEMALİZM; MUSTAFA KEMAL’İN GİTTİĞİ YOLDAN YÜRÜMEK DEĞİL, O’NUN GETİRDİĞİ YOLDAN İLERLEYEBİLMEYİ BAŞARMAKTIR.

Saygılar.

kemalistler.net kemalizm atatürk cumhuriyet fetoş liboş laiklik laik kapandı site kemalistler sitesi mahkeme





Mustafa Kemal(ist) Değildi

14 11 2008
mustafa belgesi

mustafa belgesi

Uzunca bir zamandır en popüler polemik konusu Mustafa Belgeseli bildiğiniz gibi.

Bu polemikler içinde en dikkat çeken noktalardan birisi ise köşelerinden uzun uzun yazılar yazan, televizyonlarda saatlerce belgesel hakkında ahkâm kesen insanların bir çoğunun son sözünün “henüz filmi izlemedim ama” olmasıdır. Bu gülünç ancak gülünç olduğu kadar da ürkütücü ve hatta tiksindirici bir ayrıntıdır !

Mustafa belgeseli uzun zamandır yapılamayanı yapmıştır. Yıllarca bizlere diretilen, ezberletilen kafamıza zorla yerleştirilen bir roman kahramanının GERÇEK bir insan olduğunu geç kalmış bir sille gibi tüm azametiyle vurmuştur yüzümüze !

Kısa ve öz olarak sizlere söyleyebileceğim şudur ki ; Mustafa Kemal ATATÜRK’ü sevip sevmemeniz hiç önemli değil. Onu benimsemeniz yada ondan nefret derecesinde uzak olmanız da. Bu büyük ismin gerçekten nasıl bir İNSAN olduğunu merak ediyorsanız bu belgeseli çoluk çocuğunuzla birlikte kesinlikle ve kesinlikle izleyiniz.

Can DÜNDAR’ı bu güzel belgesel için gerçekten kutluyor, cesareti ve özverisi için kendisine sonsuz teşekkür ediyorum.

Saygılar.





ATATÜRK’Ü SEVMEYEN TÜRBANLI…

1 10 2008

Youtube ve bazı video sitelerinde bulabileceğiniz bu başlık Fatih ALTAYLI’nın bir programında ayyuka çıkmıştır.  Bu insanlar (videoda konuşan bayanlar) cumhuriyet dülmanı, yobaz, gerizekalı, aptal, terbisyesiz olarak bir çok yerde örnek verilerek haber yapılmıştır. Bizim farkımız ise bu insanların sadece ve sadece konuşmalarını yayınlamamızdır!!! Büyük harfle yazılan tüm metinler bu bayanların sorulara ve konuya ait konuşmalarından oluşmaktadır… Lütfen dikkatle okuyunuz… Lütfen…

Fatih ALTAYLI(F.A ile kısaca anılacaktır) : Sizin feysbukta (facebook) bir şeyiniz mi var ?

Başörtülü hanım 1 (B.H.1 ile anılacaktır) : Evet

F.A : Kevser adlı arkadaşımızın iran devrimi lideri Ayetullah HUMEYNİ ile ilgili paylaşımları yer alıyor diyorlar. Doğru mu ?

B:H.1 : 1 tane fotoğrağı var evet.

F.A : Niye ?

B.H.1 : İran yani şey.. Humeyni’yi severim… Saygı duyarım.

F.A : Ama o Şi

B.H.1 : Şi olabilir yani…

F.A : Humeyni’nin nesini seviyorsunuz ?

B.H.1 : Humeyni’nin nesini seviyorum ? Bir kere Şi olması önemli değil, benim için müslüman biri ve saygı duyuyorum yani Humeyni’yi seviyorum yani.

F.A : İran’da bir baskı rejimi var.

B.H.1 : Baskı rejimi… İran’da ki rejimi ben desteklemiyorum kesinlikle !

F.A : Ama kurucusu Humeyni…

B.H.1 : Ama Humaeyni’nin aynı görüşlere sahip olması anlamına gelmez bu. Ben Humeyni’yi seviyorum ŞAHSEN.

F.A : Siz seviyor musunuz Humeyni’yi ?

Başörtülü Hanım 2  : (B.H.2 olarak anılacaktır) : Evet tabi ki.

F.A : Atatürk’ü seviyor musunuz ?

B.H.2  : Atatürk’ü seviyor muyum ?

F.A : Humeyni’yi hiç düşünmeden seviyorum dediniz.

B.H.2 : Atatürk’ün … (hımmmm derin nefes alış).. Atatürk’ü sevmeme hakkı var mı Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığında

F.A : Tabiki… Bir sürü insan sevmediğini söylüyor…

B.H.2 : Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum.

F.A : Niye ? Bu ülkeyi kurtarmış olması bu ülkede….

B.H.2 : Çünkü Atatürk’ün yetkiyi padişahtan alırken, saraydan alırken, laik bir cumhuriyet kurmak istediğini düşünmüyorum. Halk o zaman islami değerler için savaştı, nitekim kurtuluş savaşının başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun’un başörtüsüne uzanmasıtla olmuştur değil mi ?

F.A : Kahramanmaraş!la Erzurum’u birbirine karıştırdınız!

B.H.2 : Maraş’da değil mi ? Her neyse. Maraş’da Fransız askerleri bir kadının örtüsüne sarılıyor bize öğretilen ve Sütçü İmam buna karşı ilk ateşi açıyor ve böylrliklr Kurtuluş Savaşı başlıyot, sonuçta cepheye cephanelik taşıyan kadınlar, o zamanın insanlarını, o zamanın sosyolojik yapısını incelerseniz hep müslüman insanlar. Ama daha sonrasında bir şapka devrimi yapılıyor şapka…

F.A : Kurtuluş savaşını örgütleyen bir adamı niye Humeyni kadar sevmediğini dorusu merek ettim yani… Eğer Atatürk olmasaydı belkide bu gün burda İngilizler vardı Fransızlar vardı…

B.H.2  : Eğer ingilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı zaten. Mesele bu yani. İnsanlar bana Atatürkçü’lük adına zülm ediyorlarsa benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz değil mi ?

B.H.1 : Yani, bir insanın ismi üzerinden ideolojik bir kurgu oluşturulmaya çalışıldığı için böyle oluyor.

B.H.2 : Yani..

F.A : Cumhuriyeti kuran yani, sizin iradenizi sizin temsilinizi

B.H.2 : Cumhuriyet ama benim fikirlerimi savunacak bir parti kurulamaz Türkiye’de, kaldı ki bu yasak benim fikirlerimi her hangi bir parti savunmaya başladığı zaman parti kapatılır. Dolayısıyla insanlar bu ülkede, insanlarlardan kastım müslümanlanlar, haklarını elde etmek için gece gündüz çabalarlar ve biri gelir o parlementonun azıcık bir özgürlük tanımlamasına bile tahammül edemeyerek Atatürk adına, Cumhuriyetçilek yada demokrasi adına ne adına olursa olsun özgürlüklerimizi elimizden alır, dolayısıyla bizim bu sistemle barışık olamızı destekleyemezsiniz yani… Ben tamamiyle özgür olduğum hak ve hürrüyetlerimin kısıtlanmadığı bir sistem istiyorum. Mesela siz nasıl ki başörtülü bir hakim ve hanımdan rahatsız olacağınızı söylüyorsunuz, ben sizin mesela bu fikrinizin temelde Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet’te bizlerin hep tehdit olarak sizlere sunulmasından kaynaklandığı düşünüyorum…

Devamını youtube’dan başlığı tarayarak dinleyebilirsiniz….

Sevgili kardeşlerim, bacılarım; ben bir Atatürk sevdalısı olarak sizler sonsuz gönül kapılarımı açıyorum. Demokrasi’nin cumhuriyetten daha yüce olduğuna inanan bir insan olarak sizlere düşünceleriniz kapsamında saygı duyuyorum. Bu ülkede başı açığı, dindarı, dinsizi ile birlikte var olduk ve olmaya devam edeceğiz… İşte Atatürk’ün izinde gitmek budur.

Saygılar. Özkan tümer

video bağlantısı : TIKLA





BAŞ KATİLİN KANKASI ; YALÇIN KÜÇÜK

18 07 2008

Kendisi şu sıralar Ergenekon soruşturması sonrası ekranların aranan ismi. Kanal kanal dolaşıp ekranlarda bağırıp çağıran ateşli vatansever Yalçın Küçük’ten bahsediyoruz..

Yalçın Küçük’ün bölücübaşı Abdullah Öcalan’la sarmaş dolaş fotoğrafları ortaya çıktı. Bekaa vadisini ziyaret eden şimdilerin ‘ateşli ulusalcısı’, Öcalan ile 40 yıllık dost gibi pozlar vermiş.

TERÖRİSTLERE SESLENİYOR

Yalçın Küçük kampta teröristlere kendi bilgi birikimlerini de aktarıyor. Ders ve eğitim de veriyor. Nice mehmetçiğin kanını akıtan ocak söndüren militanlarla ellerini gönül rahatlığıyla sıkıyor. Verdiği samimi pozlar dehşete düşürüyor.

Hepsinin ellerini tek tek sıkıyor, Öcalan ile baş başa görüşüp yemek yiyor.. Toplu halde bölücülerle sohbet ediyor.

KARDEŞİM ARKADAŞIM ÖCALAN

1993 yılında basılan “Dikine bir ülke” isimli kitabında Küçük, Öcalan’ın adının geçtiği hemen her yerde “kardeşim, arkadaşım” ifadelerini kullanıyor.

KARDEŞİM DİYE HİTAP ETMEKTEN SEVİNÇ DUYUYORUM

Yine o yıllarda katıldığı terörist faaliyetlerden dolayı mahkemeye çıkarılınca da mahkemede bakın neler söylemiş?

‘Öcalan kardeşim’ yazısından dolayı yargılanıyorum. Apo’ya ‘kardeşim’ dediğim için beş yıl mı? Eğer fiyatı buysa seve seve öderim. Daha fazlasını da ödeyebilirim. Ve tekrar ‘Öcalan kardeşim’ derim. Öcalan kardeşim Kürt halkının pek seçkin bir oğludur, ‘kardeşim’ diye hitap etmekten ayrıca sevinç duyuyorum.”

ÖCALAN’A SUİKAST ENDİŞESİ

Sık sık PKK kamplarını ziyaret eden Küçük, bu ziyaretlerinden birinden dönüşünü anlattığı “Kürtler Üzerine Tezler” kitabında, teröristbaşına suikastler yapılabileceğine dair endişesini aktarmış..

yalçın küçük ergenekon başsavcı cumhuriyet laiklik yalcin kucuk yalçın ergenekon bağlantısı paşalar tutuklu şener eruygur add atatürkçü düşünce derneği emekli





BAŞÖRTÜSÜ İÇİN KARAR GÜNÜ

5 06 2008

Anayasa Mahkemesi’nin, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan anayasa değişikliğiyle ilgili kararını bugün vermesi bekleniyor.

Toplantıda önce raportör Doç. Dr. Osman Can’ın raporu okunacak. Ardından üyeler görüşlerini açıklayacak ve oylamaya geçilecek. Karar, salt çoğunluğun (6/5) görüşü doğrultusunda çıkacak. Raportör Osman Can hazırladığı raporda davanın reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Yüksek Mahkeme’nin kararı, AK Parti’ye açılan kapatma davasını da etkileyecek. Ret durumunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın ‘düzenleme laikliğe aykırı’ tezi zayıflayacak ve AK Parti için kapatma kararı verilmesi güçleşecek.

Davanın reddi dışındaki ‘iptal, yok hükmünde sayılması ve yorumlu ret’ seçeneklerinin Anayasa’nın 148. maddesine aykırı olduğu belirtiliyor.

Anayasa Mahkemesi’nin 1982 Anayasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından esas denetimi içeren bir kararı bulunmuyor. Anayasa Mahkemesi, CHP’nin cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören referandumun iptali ve yok sayılması davasında anayasa değişikliklerinde esas denetimi yapamayacağını açıkça kaydetmişti. Gerekçeli kararda, Anayasa’nın 148. maddesinde, anayasa değişikliklerine ilişkin yalnızca şekil denetimi yapılacağı ve bunun sınırları hatırlatıldı. Yüksek Mahkeme’nin vereceği muhtemel kararlar şöyle:

Dava reddedilir: Mahkeme, raportör Osman Can’ın görüşü doğrultusunda, davayı esastan reddeder. Gerekçeli kararında ise, anayasa değişikliklerinin yalnızca şekil yönünden denetlenebileceğini, Meclis’in 10. ve 42. maddede yaptığı değişikliklerin şekil şartlarına uygun olduğunu belirtir.

İptal kararı verilir: Mahkeme, önceki kararlarının aksine değişikliklerin Anayasa’nın değişmez nitelikteki 2. maddeyi dolaylı yoldan değiştirdiği iddiasıyla iptal kararı verir. Raportör Can, raporunda Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli gerekçelerle şekil görünümü altında esas denetimi yapamayacağını kaydetmişti. Anayasa Mahkemesi, 1982 Anayasası’nın yürürlüğe girmesinden bu yana anayasa değişikliklerinde esas denetimi yapan bir karar vermedi. Böyle bir karar, Anayasa’nın kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı. Meclis’in yapacağı bütün anayasa değişiklikleri için iptal yolu açılacak.

‘Yorumlu ret’ kararı verilir: Başörtüsü yasağına gerekçe yapılan 1991′deki yorumlu ret kararına benzer bir hüküm verilebilir. Ancak başörtüsü değişikliğini geçersiz kılacak bir gerekçeyle yorumlu ret kararının bir çeşit esas denetimi anlamına geleceği, böyle bir hükmün Anayasa’nın 148. maddesine aykırı olduğu ifade ediliyor. Anayasa Mahkemesi, 1991′de YÖK Kanunu’na eklenen “Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir” ifadesini iptal etmemiş, ancak gerekçeli kararında kanun değişikliğinin başörtüsünü serbest bırakmadığını savunmuştu. Böyle bir karar da Anayasa’ya aykırı. Mahkemenin kanunların esas yönünden incelemesini yaparak yorumlu ret kararı verebileceği, ancak anayasa değişikliğinde şekil denetimi dışında esas denetimi anlamına gelecek yorumlu ret kararı veremeyeceği dile getiriliyor.

Yokluk kararı verilir: CHP’nin başvurusunda talep ettiği şekilde anayasa değişikliğinin yok hükmünde sayılması yönünde bir kararın çıkması zayıf ihtimal olarak görülüyor. Anayasa Mahkemesi, cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle ilgili referandumun iptali davasını reddederken, yokluk şartlarını ‘parlamento iradesinin olmaması, cumhurbaşkanının yayımlama iradesinin bulunmaması, Resmi Gazete’de yayımlanmaması’ olarak sıralamıştı.

baş örtüsü türban laiklik anayasa yasa mahkemesi mahkeme akepe akp akparti parti chp baş örtüsü türban laiklik anayasa yasa mahkemesi mahkeme akepe akp akparti parti chpbaş örtüsü türban laiklik anayasa yasa mahkemesi mahkeme akepe akp akparti parti chpbaş örtüsü türban laiklik anayasa yasa mahkemesi mahkeme akepe akp akparti parti chpbaş örtüsü türban laiklik anayasa yasa mahkemesi mahkeme akepe akp akparti parti chp





AKP GİDERSE HAKPARTİ GELİYOR!

1 04 2008


Ülkemizde DEMOKRASİ bilincinin yeni yeni filizlendiğini, algılanıp pratiğe döküldüğünü görmek benim açımdan geleceğe dair oldukça umut verici bir gelişme…

Demokrasi’nin “olmazsa olmaz”  bir etken olduğunu düşünen sağduyu sahibi bir grup insan bir yola çıkmışlar, bir başkaldırıya imza atmışlar.

Daha ayrıntılı bilgi için buyrun buradan devam edin : http://www.hakparti.org/





AYSUN KAYACI : AKP’ye oy verenler ayak takımı!

28 03 2008
coban.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    Neteve’de (NTV) yayımlanan “Haydi gel bizimle ol saçma sapan konuşalım, çıldır televizyonu parçala” isimli “tartışma” programını bilirsiniz..

      Programda ünlü(!) manken Aysun KAYACI “Niye benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir tutuluyor… AKP’yi iktidara getiren ayak takımı…” gibi birtakım kelimeler kullanarak cümle kurmaya çalışmış. Şimdi bakıyoruz bu cici kızımızın kendine,devlete ,millete ne faydası olmuş ne gibi işler yapmış** :

      - 1979 yılında doğmuş… (Eee doğdu büyüyecek tabiki..)

      - Mankenlik yapmış, dizilerde oynamış, (Daha 15 yaşında başlamış bu yüce mesleğe!)

      - Yeditepe Üniversitesi Tarih bölümünde okuyormuş (Paralı olarak tabiki zevkine de denebilir…).

      Şimdide dağdaki beğenmediği çobana bakalım :

      ÇOBANLIK : Genel olarak büyükbaş çiftlik hayvanların, daha çok bunlardan davar (koyun, keçi) grubunun bakımı sanatı.***

      Çobanlık pratik bilgi isteyen bir iştir. Sürünün nerede, nasıl, ne zaman yatırılacağı, gezdirileceği, otlatılacağı, sulanmasının zamanı, bilinmesi gereklidir. Pratik olarak çorukluk devirleri sürüyü bulaşıcı hastalıkların bulunacağı alanlara sokmamak, doğum zamanlarında gerekli tedbirleri almak, otlakların ot çeşitlerini bilmek, hayvanların sağlığı konusunda gerekli pratik, bilgiye sahip olmak da gereklidir.

      Heyy Aysun KAYACI senin bir çoban kadar bu memlekete, devlete, millete faydan varsa yansın bu Türkiye… Yok olsun!


      Kaynaklar:http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=162425
      **Kimkimdir.gen.tr
      ***Nedir.cc (Türkçe bilgi kaynağı)




      CHP : TÜRKİYE’NİN %80′İ KÜRTTÜR

      27 01 2008

      CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Türkiye nüfusuyla ilgili şok iddiada bulundu

      CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Van’da katıldığı parti il kongresinde Türkiye’nin yüzde 80′nin Kürt olduğunu iddia ederek, bölge insanının kendi kültürünü yaşamasına, ana lisanını konuşmasına, ana lisanında eğitim almasına ve yayın yapılmasına büyük önem verdiklerini söyledi.

      Öğüt, şunları kaydetti: “Evet ben iddia ediyorum Türkiye’de yaşayan nüfusun yüzde 80′nin Kürt’tür. Kız alıp kız vermişiz. Her tarafta akraba olan insanlar vardır. Ben niye Antalya’yı İstanbul’u ve İzmir’i bir başkasına bırakayım. Türkiye’nin her tarafı benimdir. Bu toprakları toplum olarak biz vatan yaptık. Bizim ecdadımızın kanıyla oldu.”

      İnternethaber





      BAŞÖRTÜLÜLER FAHİŞE!

      20 01 2008

      CHP’li Canan Arıtman iyice terbiyesizleşti… Yazının devamını oku »