CUMHURİYET GAZETESİ REKLAMLARI

28 02 2007

CUMHURİYET GAZETESİ HAKKINDA BİR ANALİZ : Tehlikenin Farkında Mısınız?

Cumhuriyet gazetesi hakkındaki analizimize başlamadan önce aşağıdaki 2 videoyu öncelikle bir izleyelim. Buyrun ;

1. Video

2. Video

Bu GAZETE REKLAM‘larında da görüldüğü üzere bir şeye dikkat çekiliyor. Nedir o ? Mayıs ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri tabiki. Videolarda verilmek istenen mesajın “açık” anlamı şudur Bakın dikkat edin cumhurbaşkanlığı seçimini yapılacak, bu seçimde AKP’den herhangi bir ismin seçileceği çok açık, ne yapıyorsunuz, oturmayın yerinizde birşeyler yapın toplanın yürüyüşler yapın, bağırın çağırın hatta gidin Çankaya’nın yollarına oturun! Seçtirmeyin sakın AKP’den kimseyi o makama. Sana 100 yıl geriye gideceğiz diyorum gelsene artık gaza ya! Yahu nasıl adamsın tehlikeyi görmüyor musun birader?!

Sonrasında ise şöyle bir mesaj veriliyor Bakkkk gördünmü biz kimiz? Cumhuriyet gazetesi tabi ne sandın? Adımız Cumhuriyet bir kere ordanda mı birşeyler anlamıyorsun kardeşim? Bizi al, bizi al, bizi al, bizi oku, bizi oku, bizi oku!

Peki ya ortada herkesin düşündüğünden farklı birşey varsa?

Bu gazetenin niyeti “Cumhuriyetinize sahip çıkın” cümlesi ile ikileme sokulmuş gibi görünüyor. Gazeteyemi sahip çıkacağız yoksa bildiğimiz Cumhuriyet yönetimine mi?

Hemen herkes ikinci seçeneği yazıyor belleğine. “Tabiki Cumhuriyet’e sahip çıkacağız onu işaret ediyor, ama gazateyide alalım çünkü kimsenin yazmadığını bunlar yazıyordur…” şeklinde düşünüyor.

Peki tarafsız olarak bir kez olsun duruma baktığımızda AKP hükümeti döneminde rejim’in tehlikeye sokulduğuna dair tek bir olaydan bahsedebilir miyiz sizce? Diğer olaylardan, yolsuzluktan, kadrolaşmadan yada başka herhangi birşeyden bahsetmiyorum. Sadece Cumhuriyet karşıtı bir kanun, bir hareket, bir söylem oldumu hükümetin başında bulunan şahıslar tarafından bunu soruyorum.

Buraya kadar okudunuz ve yukarıdaki soruya evet yanıtı verdiyseniz okumaya devam etmenizde pek bir fayda görmüyorum. Kararsızım yada hayır gibi bir cevap verdiyseniz lütfen devam ediniz.

Sizce yukarıdaki videolar mı daha aykırı, kışkırtıcı yoksa şu aşağıdaki mi ? (ikiside birer gazete reklamıdır unutmayalım)

 

Sonuç olarak;

 

“Cumhuriyet” nihayetinde bir gazete. Yani pazarlanması gereken bir ürün. Para kazanması “asıl” olan bir medya kuruluşu. Peki ya bu gazetenin satışları kötü durumdaysa ve “Fısıltı ortamı”nı kullanarak bir reklam yapmayı gerek gördüyse, bu videolarda o projenin bir ürünüyse? O zaman ne diyeceksiniz? Çok fazla uzatmayalım. Siz bütün bunları düşünürken gözlerinizle aşağıdaki tabloyuda bir inceleyiverin bakalım.

Bu “Cumhuriyet” gazetesi o tabloda nerede? İyi bakın…

19.02.2007 – 25.02.2007 tarihleri arasında gazete satış raporu.

GAZETE NET SATIŞLARI
  GAZETE KODU

SATIŞ

ÖNCEKİ FARK
1

POSTA 650.080 651.174

-1.094
2

HÜRRİYET 645.424 644.906

518
3

ZAMAN 613.867 608.705

5.162
4

SABAH 541.855 538.021

3.834
5

TAKVİM 264.421 269.181

-4.760
6

VATAN 251.174 252.381

-1.207
7

MİLLİYET 238.017 218.951

19.066
8

P.FOTOMAÇ 210.395 209.394

1.001
9

FANATİK 206.400 209.801

-3.401
10

TÜRKİYE 204.863 204.878

-15
11

AKŞAM 189.996 192.959

-2.963
12

GÜNEŞ 138.375 139.077

-702
13

YENİ ŞAFAK 125.425 124.364

1.061
14

BUGUN 115.993 125.967

-9.974
15

GÖZCÜ 115.491 110.035

5.456
16

STAR 80.846 81.043

-197
17

EFSANE FOTOSPOR 76.002 79.065

-3.063
18

A.VAKİT 65.091 65.357

-266
19

CUMHURİYET 60.030 58.719

1.311
20

A.ŞOK 58.098 58.729

-631
21

YENİ ÇAĞ 55.706 5.526

50.180
22

MİLLİ GAZETE 51.881 51.703

178
23

HO.TERCÜMAN 47.052 44.985

2.067
24

RADİKAL 41.835 41.652

183
25

BULVAR 27.439 27.624

-185
26

REFERANS 15.798 16.247

-449
27

ORTADOĞU 12.744 11.762

982
28

YENİ ASYA 9.244 9.163

81
29

BİRGÜN 8.240 8.594

-354
30

ÖNCE VATAN 7.201 7.183

18
31

DÜNYA 6.409 6.341

68
32

G.EVRENSEL 6.332 6.289

43
33

TODAYS ZAMAN 3.211 3.202

9
34

YENİ MESAJ 2.829 2.849

-20
35

T.DAILY NEWS 2.368 2.342

26
36

HÜRSES 1.614 1.606

8
    TOPLAM 5.151.746 5.089.775 61.971

YOKSA BULAMADINIZ MI? Vakit’in altına bakınız! Saygılar.





YUNAN ORDUSUNDA GAY SUBAY!!!

28 02 2007

Yunan ordusunda G-string skandalı

G-String giyen bir subayın fotoğrafı sanal ortama düşünce ordu sarsıldı Yazının devamını oku »





BİRİSİ BU ÇAKALLARI SUSTURSUN!

28 02 2007

abdullah-ocalan.JPGPKK sempatizanı Demokratik Toplum Partisi‘nin genel kurulu yapılmış. DTP Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, bölücü teröristbaşı Abdullah Öcalan için, ‘Sayın Öcalan’ ifadesi kullanmış. Tuğluk, terör örgütü PKK’ya ’siyaset yapma’ hakkı tanınmasını istemiş. Eşbaşkan Ahmet Türk ise(Soyadına takıldım bununda “Türk” hayret!) ‘üniter yapı bozulmadan’ Kürt sorununun çözülebileceğini söyleyerek, bu konuya yeni bir açılım getirmiş…

Ayrıca kongrede İstiklal Marşımız okunmamış, hiçbir yerde Atatürk posterine rastlanmamış (Salonda devamlı bulunan, yani salon yapılırken duvara kabartma şeklinde yapılan Atatürk resminden başka..)

Yüce Türk Adaletine sesleniyorum buradan! Bu yaşananları görmüyor musunuz, DTP denen bu topluluk alenen PKK’ya destek veriyorlar. Yapılanlar bu partinin kapatılması için yeterli değil mi sizce? Din sömürüsü yapan partiler hakkındaki tutumunuzu dahada vahim bir konu olan “BÖLÜCÜLÜK” taraftarı partiler içinde sürdürmenizi EN İÇTEK DİLEKLERİMİZLE TEMENNİ EDİYORUZ!

Konu ile ilgili diğer haberimiz için Bkz.

_________________________________________________________________________

DTP kongresine soruşturma

01 Mart 2007 Perşembe 19:38

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dün yapılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) 1. Olağanüstü Kongresine ilişkin, parti yönetimi ve divan kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlattı.

Terör ve organize suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet Savcılarından Mustafa Kelkit’in başlattığı soruşturmada, ilk olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden, kongredeki görüntüler ve konuşmacıların konuşma metinleri istendi.”

Bütün emeği geçen Savcılarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyoruz.





OYLAR KİME?

27 02 2007

http://img.takvim.com.tr/2006/10/08/im/78E021CB491363469CA63293c.jpg

Vatandaş kararsız 

SONAR araştırma şirketi 18 ilde 1935 kişi ile bir araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre rakamlar ;

Yazının devamını oku »





CHP’DE İSTİKLAL MARŞINI UNUTTU

26 02 2007

CHP’nin Adana merkez Yüreğir İlçesi “Havutlu Belde Binasının Açılış Töreni”ninde dikkat çekici bir olay yaşandı.

Açılış törenine katılanlar arasında çok sayıda milletvekili ve partili vardı. Tören, saygı duruşu ardından İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayacaktıki ; Kürsüye çıkan CHP Yüreğir ilçe yöneticisi emekli öğretmen Nezir Akpınar, İstiklal Marşı’nın son iki mısrasını unuttu!

Marşı tamamlayamayan öğretmenimiz tam konuşmasına geçecekti ki katılımda hazır bulunanlar marşın tekrar okunmasını ısrar ettiler. Bunun üzerine Nezir AKPINAR marşı tekrar okumaya başladı ancak yine yanlış okudu.

İstiklal Marşı’nı iki kez yanlış okuyan Akpınar, heyecandan hata yaptığını söyledi ve “Hepimiz insanız. Olur böyle hatalar” dedi.

Olmaz hocam olmaz! Adama çok kızarlar, kötü sözler bile söylerler vallahi. Sen bir kere EMEKLİ ÖĞRETMENSİN ikincisi CHP YÖNETİCİSİ’sin, senin böyle bir yanlış yapma lüksün yok, olamaz. Sabah akşam Atatürk, Türkiye, Cumhuriyet,Laiklik, İleri, hede, hödö diyen bir partiye yöneticilik yapacaksın sonra İstiklal Marşını heyecandan(!) okuyamayacaksın!

Ayrıca bilmiyorum de kurtul bırak şimdi heyecanı falan yemedik :)

Saygılar.





E BİR DENESEN DİYORUM!

25 02 2007

1 SAAT 45 DAKİKADA TÜRKLERİ ADADAN TEMİZLERİZ!

Glafkos Klerides, Papadopulos’u yazdı

Kıbrıs Rum yönetimi eski liderlerinden Glafkos Klerides, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un Kıbrıslı Türkleri hiçbir zaman toplum olarak görmediğini, onlara klasik azınlık haklarından başka hak tanımayı asla kabul etmediğini belirterek, ”Papdopulos, Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görüyor” dedi.

Klerides, Tasos Papadopulos’un 1964′te harekatın gerçekleşmesi durumunda Kıbrıslı Türkleri temizlemeleri konusunda çeşitli istikametlere telefon ederken yakalandığını söyledi.

Klerides’in, şimdiki Rum lideri Tasos Papadopulos hakkında söyledikleri de
kitabın en ilgi çekici bölümlerinden biri.

”Bunu Yorgacis ve Makarios da onayladı. Kendisine ‘Bizi, suç işlemekle
suçlanacağımız bir yöne sürüklüyorsunuz, durunuz’ dediler. Ancak, böyle
düşünceleri vardı” diyen Klerides, bu sözleriyle Makarios Drusiotis’in kitabında
yer verdiği, Tasos Papdaoulos’un 1964′te Amarikan Büyükelçiliğini ziyaret ederek Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale etmesi etmesi durumunda ”Türkleri Kıbrıs’tan temizlemek için 1 saat 45 dakikamız var’ (we have 1 hour and 45 seconds to clean up the Turks from Cyprus) sözlerini söylediğini doğruladı.

AÇ TAVUK KENDİNİ BUĞDAY AMBARINDA GÖRÜRMÜŞ!

Saygılar.





LÜTFEN ÇÖPLERİ ÇÖP KUTUSUNA ATALIM!

23 02 2007
DTP Diyarbakır il Başkanı’na gözaltı
‘Kerkük’e yapılan saldırıyı Diyarbakır’a yapılmış sayarız’ diyen’ DTP’li İl Başkanı gözaltına alındı!
 

Diyarbakır Barosu’nca düzenlenen bir konferansa katılan Demokratik Toplum Partisi Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu’nun, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla bir süre önce Kerkük ile ilgili yaptığı açıklamadan dolayı gözaltına alındığı bildirildi.AYDOĞDU NE DEMİŞTİ? Diyarbakır DTP İl Başkanı Hilmi Aydoğdu, Kürtlerin Irak’taki kazanımlarının, tüm Kürtler için önemli olduğunu savunarak, “Kerkük’e yapılan bir saldırıyı Diyarbakır’a yapılmış kabul ederiz’’ dedi.

Hilmi Aydoğdu, Diyarbakır’da 21 Mart günü düzenlenecek Nevruz etkinliklerine davet ettikleri Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani’nin katılımının, Türkiye’deki bütün Kürtleri onurlandıracağını ve sevindireceğini söyledi. Kürtlerin Irak’taki kazanımlarının, tüm Kürtler için önemli olduğunu kaydeden Aydoğdu, “Kerkük’e yapılan bir saldırıyı Diyarbakır’a yapılmış kabul ederiz” dedi.

Diyarbakır DTP İl Başkanı Hilmi Aydoğdu, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin internet sitesi ‘Pukmedia’ya yaptığı açıklamada, Kürdistan Federal bölgesindeki kazanımların kendilerini son derece sevindirdiğini, kazanımları bütün Kürt halkının kazanımları olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Peki bu ilk mi ? Tabiki değil buyrun ;

SİİRT DTP İL BAŞKANI TUTUKLANDI

MERSİN DTP İL BAŞKANI TUTUKLANDI

MARDİN DTP İL BAŞKANI TUTUKLANDI

VAN DTP İL BAŞKANI TUTUKLANDI

Tabiki bu kadarla sınırlı değil… Daha çok örnek var. Bu da demek oluyor ki gerçekten ADALET üstüne düşeni yapıyor. (En azından bölücülük konusunda)

NE DEMİŞTİK ?

ÇÖPLER ÇÖP KUTUSUNA ATILMALI…





KURTLAR VADİSİ TERÖR YAYINDAN KALDIRILDI

15 02 2007

Kurtlar Vadisi yayından kaldırıldı

15 Şubat 2007
 
 
 
Kurtlar Vadisi yayından kaldırıldı Yapımcı şirket ve ilgili kanal diziyi yayından kaldırarak aynı saatte yayına “Kan Uykusu” adlı Güneydoğu’daki çatışmaları anlatan belgeseli koydu.Dizinin yayından kaldırılmamasındra ısrar eden seyirci telefonları ve e- mailler de dikkate alınarak Kurtlar Vadisi’nin bu akşamki yayın saatinden önce Pana Film tarafından bir açıklama yapılarak dizi yayından kaldırıldı.

VADİ’DE TARTIŞMA BÖYLE BAŞLADI Toplumda şiddeti özendirdiği, özellikle çocuklara ve gençlere kötü örnek olduğu gerekçesiyle tepki çeken Kurtlar Vadisi’nin yayınlanmasıyla ilgili tanıtım filminin gösteriminin ardından RTÜK diziyi izlemeye aldı. Güneydoğu’daki terör olaylarının işlendiği bölümden sonra tepkilerin iyice gündeme oturması üzerine dizinin ’milliyetçi’ duyguları kaba bir bir şekilde ön plana çıkararak Ogün Samast gibi yeni tipleri yaratması endişesi karşısında RTÜK yöneticileri, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar’la görüştü.

Karşılıklı görüş alışverişi sonucunda kurulda dizinin yayından kaldırılması eğilimi oluştu. RTÜK’ün yasaklama yetkisi olmamasına rağmen sergilenen endişe ve uyarılar karşısında Show TV Genel Müdürü Saner, “Bu durumu grubumuzun üst yönetimi ile görüşmem gerekiyor” dedi. Daha sonra RTÜK’ü arayan Saner “İyi ilişkiler çerçevesinde diziyi yayından kaldırmaya karar verdik. Olayın ne kadar hassas olduğunu biliyoruz ve biz de özen gösteriyoruz” dedi.

RTÜK’e dizinin yayından kaldırılması için 12 bin başvuru yapılmıştı..

ŞU SAAT İTİBARİ İLE DE (00:43) RTÜK’ÜN WEB SİTESİ ÇÖKMÜŞ BULUNUYOR!!! PEKİ YAYINLANMASIN DİYEN 10 BİN E KARŞI YAYINLANSIN DİYEN MİLYONLARA NE DİYECEK BU RTÜK ÇOK MERAK EDİYORUM DOĞRUSU!





EMEKLİ ALBAYIN ÖLDÜRME YEMİNİ!

10 02 2007


DANIŞTAY SALDIRISIYLA TANINAN "Vatansever Kuvvetler Güçbirliği"NDEN AYRILAN EMEKLİ ALBAYIN KURDUĞU "Kuvayi Milliye Derneği" ÜYELERİNİN SİLAH ÜZERİNE ÖLDÜRME YEMİNİ ETTİĞİ "HAYROLA" GÖRÜNTÜLERİ!

Masa üzerinde iki adet silah ve bir Kur'an bulunduğu üzere yemin ediliyor...

- Kuvayi Milliye'nin yeminini ettiriyorum arkadaşlar söylediklerimi tekrar ediyorsunuz.

- Kutsal Kur'an ımız bayrağımız ve silahlarımız üzerine...

- Türk anadan, Türk babadan doğmuş, soyunda dönme olmayan, Türk oğlu Türk'üm ben!...

Son olarak laf şu şekilde bitiyor :

- Bu şerefli yemini etmek isteyen arkadaşlarımız olursa, sevgili başkanımız burada, bu yemini etmek çok büyük bir sorumluluğu üzerine almış olmak demektir, bunu taşıyacak yürekte ancan böyle arslan parçalarında vardır!

"Ordudan albay rütbesindeyken emekli edilen ve VKGB Derneği'ne katılan Fikri Karadağ, 11 Kasım 2005'te buradan ayrılarak, aynı tabana hitap eden kendi derneğini kurdu. Kuvvayı Milliye adını verdiği dernekle Türkiye'de örgütlenmeye başlayan Karadağ'ın, daha sert söylemler kullandığı dikkat çekiyor. Dernek adının "Kuvayı" şeklinde yazılması dikkat çekerken, bunun, "Kuvvai Milliye" veya "Kuvva-i Milliye" şeklinde yazılan diğer dernek ve gruplardan ayrılmak için yapıldığı öğrenildi.

Karadağ'ın, Mersin'de yaptırdığı "Kuvvayı Milliye Yemin Töreni"nde tüyler ürperten görüntüler var. Bir düğün salonunda toplanan 25-30 kişilik gruptan seçilmiş orta yaşlarda 12 kişi, ellerinde Kuvayı Milliye üye sertifikaları ile bir masanın etrafında toplanıyor. Masaya serilen derneğin flamasının üzerinde çapraz konulmuş iki tabanca ve Kur'an-ı Kerim bulunuyor." 

____________________________________________________________________________

Peki şimdi sormazlar mı adama ne oluyor hayırdır savaş mı çıktı, yüce Türk Devleti'nin askeri gücü sona erdide Kuvayi Milliye oluşumuna mı gitmek gerekiyor? Rejim mi tehlikede yoksa? Sn. Eski Albay'ım bence siz çok çabuk emekli olmuşsunuz bu gibi düşünceleriniz var idiyse neden "Devlete Hizmeti" Türk Silahlı Kuvvetleri çatısı altında sürdürmeye devam etmediniz?

Milliyetçiliğin tartışıldığı şu günlerde birleştirmeci bir "eski" kimliğe sahip olan birisinin ettiği bu yemin çok kafa karıştırıcı değil mi ? Özellikle şu kısım ; "Türk anadan, Türk babadan doğmuş, soyunda dönme olmayan, Türk oğlu Türk'üm ben!..."

Yada niyet başkamı dostlar ne dersiniz?

 





GAZETELERİN DİN DÜŞMANLIĞI!

6 02 2007

Uzun zamandan beridir Türkiye’nin en ünlü gazetelerinde İslamiyet ve değerlerini aşağılayan kötüleyen bir sürü yalan haberle karşılaşıyorum. Önce bu yalan haberler maksatlı olarak yapılıyor arkasından özür dileniyor! (bkz…)

 

-5 Ekim 2006 tarihinde ‘Zemzem suyunda kanserojen madde’ başlığı ile Milliyet”in verdiği haberin yalan olduğu ortaya çıktı. Ombudsman köşesinde Derya Sazak çeviri hatası deyip 17 Ekimde özür diledi.

 

-Milliyet”in 22 Eylül 2006 tarihli gazetesinde manşetine taşıdığı bir başka haber, ‘ders kitabında abdest hurafesi’ başlıklı haber de yalan çıktı. Gazetenin kendi kendini yalanlamasına rağmen bu haber ödüle layık görüldü.

 

-Milliyet”in yalanlanan bir başka haberi ise 5 Ekim’de yapılan ‘Liseli gençler Ramazan”da içki içen kişiyi öldürdü’ haberi oldu. Olaya sebep ne içki ne de Ramazan’dı: Sebep ‘para’ çıktı.

 

-İnternette ‘Örümcek Adam’lı namaz hocası’ şeklinde lanse edilen bir kitapçık Diyanet’in yayını olarak gösterildi ve üstelik Başkan Ali Bardakoğlu adına kitabı savunan bir beyanata yer verildi. Bunlar Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer’in köşesinde okur mektubu olarak yayımlandı. Açıklama yapmak zorunda kalan Diyanet İşleri Başkanlığı, kurumun yayınları arasında ‘namaz hocası’nın bile bulunmadığını belirterek iddiayı yalanladı.

 _______________________________________________________________________________

Fatih Çekirge’nin arka kapı yalanı!
04 Nisan 2006 Salı 11:22

Hürriyet’in Hayrünisa Hanım’ın GATA’da tedavi gören eşi Dışişleri Bakanı Gül’ü ‘arka kapıdan’ gelerek ziyaret edebildiği iddiası yalan çıktı. Dışişleri Sözcüsü Tan, Hayrünisa Hanım’ın eşine tedavi boyunca refakat ettiğini açıkladı
Hürriyet Gazetesi’nde ilk yazısı yayınlanan gazeteci Fatih Çekirge’nin ilk yazısında ‘başörtülü Harünisa Gül, GATA’da ameliyat olan eşini, üst düzey komutanların özel izniyle arka kapıdan gelerek bir kez ziyaret ettiği’ haberi yalan çıktı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Hayrünisa Hanım’ın 18 Mart-24 Mart arası GATA’da yatarak tedavi gören eşi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e bu süre boyunca eşlik ettiğini açıkladı.
.
HİKAYESİNİ BİLE YAZDI!
Hayrünisa Hanım, kulak rahatsızlığından dolayı GATA’da ameliyat olan Bakan Gül’ün eşini ‘üst düzey komutanların izniyle’ ziyaret edebildiğini anlatılarak, bir de olayın ‘hikayesi(!)’ anlatılıyordu. Çekirge, Hayrünisa Hanım’ın GATA’nın arka kapısından komutanlara tahsis edilen 7′nci katta tedavi gören eşini bir kez ziyaret ettiğini yazdı.
Ancak, Çekirge’nin bir de ‘üst düzey’ isimsiz bir komutana dayandırdığı haberinin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan’ın dün yaptığı açıklamayla ‘asparagas’ olduğu ortaya çıktı.

 _______________________________________________________________________________

Hürriyet’in kamusal alan fotoğrafı sahte çıktı
Hürriyet gazetesinin, Zeynep Bingöl isimli hekimin, “mesai saatinde başını örttüğünü” iddia ettiği 15 Mayıs tarihli haberde kullandığı fotoğrafın başkasına ait olduğu ortaya çıktı.

Hürriyet gazetesinin, Zeynep Bingöl isimli hekimin, mesai saatinde başını örttüğünü iddia ettiği haberde kullanılan fotoğrafın başkasına ait olduğu ortaya çıktı. Yalan haber, “doğrulatmak” için “delil” olarak gazeteye basılan fotoğraftaki kişinin Dr. Zeynep Bingöl olmadığı; gazetenin dünkü sayısındaki tekzip ile doğrulandı.
VALİLİK İNCELEDİ: FOTOĞRAFTAKİ KİŞİ O DEĞİL
Hürriyet’in dün 25. sayfasında yer alan tekzip metninde, gazetenin 2 Ocak 2006 günü yayımlanan sayısında “Doktorun Türban Israrı” başlıklı haberin yalan olduğu yer aldı. Dr. Zeynep Bingöl’ün görevli olmadığı bir saatte insaniyet namına gittiği bir yangın yerinde başörtülü olarak çekilen fotoğrafının yanına konulan beyaz önlüklü fotoğraftaki bayanın Dr. Zeynep Bingöl olmadığı Valilik kararı ile tespit edildi. Hürriyet’in haberi üzerine Erzurum Valiliği tarafından yapılan incelemede, haberde kullanılan beyaz önlüklü ve başörtülü bayan fotoğrafının Dr. Zeynep Bingöl’e ait olmadığı tespit edildi. Valiliğin hazırladığı tekzip metni, gazetenin dünkü sayısında mahkeme kararı gereği yayınlandı.
“BEYAZ ÖNLÜKLÜ BİRİNİ BENMİŞİM GİBİ GÖSTERDİLER”
Hürriyet’in yayımlamak zorunda kaldığı tekzip kararını Vakit’e değerlendiren Dr. Zeynep Bingöl, “Hakkımı sonuna kadar arayacağım. Bundan sonra tazminat davaları açacağım” dedi. Hürriyet’te yayımlanan başörtülü fotoğrafına da açıklık getiren Bingöl, “Nöbetimi devredip, elbiselerimi değiştirdiğim bir saatte yangın ihbarı geldi. Ben de insaniyet namına, ‘orada yardıma ihtiyacı olan bir insan olabilir’ düşüncesiyle, bir an önce yangın yerine yetişebilmek için öylece gittim. Orada fotoğrafımı çekmişler” dedi. Gazetenin beyaz önlüklü olarak bastığı ikinci fotoğraftaki kişinin de kendisi olmadığının altını çizen Dr. Zeynep Bingöl, “Artık herkes beyaz önlük giyiyor. Beni başörtülü olarak beyaz önlükle fotoğraflayamayınca, beyaz önlüklü bir başörtülü bayanın fotoğrafını benim fotoğrafım diye yayımlamışlar. Daha sonra haberi yazan gazeteci özür dilemeye geldi. Ona, fotoğraftaki kişiyi tanıyıp tanımadığını sordum. Tanımadığını söyledi” diye konuştu.
AVUKATI: SONUNA KADAR GİDECEĞİZ
Dr. Bingöl’ün avukatı Mesut Akgün de, Hürriyet’in avukatlarının, sonuna kadar direndiğini, ancak haklı olanın kazandığını söyledi. “Çamur at izi kalsın” mantığı her zaman başarılı olamaz. Şimdi müvekkileme maddi manevi zarar veren bu kişiler hakkında yasal işlem başlatacağız. Suç duyurularında bulunup, maddi manevi tazminat davaları açacağız” diye konuştu.
“2. KEZ GÖRÜNTÜLEDİK” DİYE YALAN YAZMIŞLARDI
Hürriyet’in, “Doktorun Türban Israrı” başlığıyla verdiği 2 Ocak tarihli haberinde, “Erzurum 112 Acil Servisi’nde görevli Dr. Zeynep Bingöl, görevi başında türbanlı olarak ikinci kez görüntülendi. Hacı adaylarının Erzurum Havalimanı’ndan Cidde’ye gidişlerinde görevlendirilen Dr. Bingöl’ün türbanlı olarak görev yapması dikkat çekti” ifadelerine yer verilmişti.

 _______________________________________________________________________________

Akşam da Hürriyet’in izinde
Perşembe, Aralık 28, 2006

Hürriyet’in “Tesettür faciası” haberinin yalan çıkmasından sonra, Akşam’ın manşetten verdiği “Yoğun bakımda haremlik-selamlık” başlıklı haber de yalan çıktı. Haberi, Sağlık Bakanlığı da yalanladı.
Kartel gazetesi Hürriyet’in ‘Tesettür faciası’ yalanından sonra Akşam da, Ardahan Devlet Hastanesi’nde Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nin Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Gürbüz Ayvaz’ın talimatıyla haremlik-selamlık olarak ikiye ayrıldığını iddia etti. Akşam’ın manşetten verdiği haber, Ayvaz ve hastane yönetimi tarafından yalanlandı.

Ardahan İl Sağlık Müdürü Kemal Yılmaz, Akşam’ın haberini “malum zihniyetin karalama kampanyalarından biri olarak” nitelendirdi. Yılmaz, “Çok vahim bir şekilde insanın gözünün içine baka baka bu kadar büyük bir yalan söylenemez. Bu zihniyet ve bu zihniyetin kitle iletişim araçları, bu ülkeye hizmet etmek isteyen insanları ve kadroları menfaatleri gittiği için, kendi menfaatlerine hizmet edilmediği için iş başında görmek istemiyorlar. Yoğun bakım ünitesi olmayan bir hastanede haremlik selamlık olur mu?” dedi.

 ŞİMDE SİZ SAYIN YORUMCULARA SORUYORUM BÜTÜN BU OLANLAR SADECE RASTLANTI MI  ? BU YAZILANLAR ART NİYET TAŞIMIYOR MU? NE YAPILMAK İSTENİYOR NİYETLERİ NEDİR BUNLARI YAPANLARIN SİZLERİN TAKDİRİNE BIRAKIYORUM!