İNTERNET ÜZERİNDEN HABERTURK.COM SİTESİNİN YAPTIĞI VE 1.797.130 KİŞİNİN KATILDIĞI DEV SEÇİM ANKETİNİN SONUÇLARI AÇIKLANDI


İNTERNET ÜZERİNDEN HABERTURK.COM SİTESİNİN YAPTIĞI VE 1.797.130 KİŞİNİN KATILDIĞI DEV SEÇİM ANKETİNİN SONUÇLARI AÇIKLANDI


FRANSA’DA MÜSLÜMANLARI AŞAĞILAYICI UTANÇ SERGİSİ
Başkent Paris’te Müslümanları rencide eden görüntülerin yer aldığı sergide “Kabe-i Muazzam” maketinin içine yerleştirilen pembe yatak ve üzerindeki kadın iç çamaşırları ile “Helal ” ışıklı yazı görenleri şoke ediyor.
Paris’te 8 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında açık kalacak olan ” Hayal Festivali ” adlı sergide yer alan objelerin her yönüyle İslami inançların sembolü objeler ile kadın ve seks çağrışımı yapan eşya ve resimler yer alıyor. Siyah çarşafa bürünmüş tesettürlü 3 Müslüman kadın resmi üzerine monte edilen seksi iç çamaşırlarıyla ” üstü forma altını sorma ” imajı verilmek isteniyor. Yazının devamını oku »
Türkiye’de ne kadar alevi var ?
KONDA’nın 48 bin kişiyle yaptığı ankete göre Türkiye’de 4.5 milyon Alevi yaşıyor.
Kişilerin kendilerini ait hissettikleri din ve mezhep sorusuna verdikleri yanıtlardan Türkiye nüfusunun yüzde 99′unun Müslüman olduğu, mezheplere göre bakıldığında toplumun yüzde 82’sinin Sünni-Hanefi, yüzde 5.73′ünün Alevi-Şii olduğu görülüyor.
Buna göre, üzerinde tahminler yürütülen Alevi nüfusu, yetişkinler arasında 2 milyon 895 bin kişiye denk geliyor. Erişkinlere 18 yaş altı nüfus da dahil edildiğinde, tüm Türkiye’deki Alevilerin sayısının 5 milyona yaklaştığı (4 milyon 587 bin) sonucuna ulaşılıyor.
Hadi ÖZIŞIK

Koalisyon çığlıkları
Anlamıyorum, mantığım kabul etmiyor ben anlasam da… Anlaşıldı; bize rahat batıyor, huzursuzluk, sürekli mücadele bize göre değil!
Neden?
Bilmiyorum!
Bilmediğim içindir ki, atılan “koalisyon çığlıkları“na anlam veremiyorum.
Hadi Can Ataklı’yı anlıyoruz.
O’nun bir hesabı var!
Genç Parti’den milletvekili olacak. Genç Parti’nin tek başına iktidar şansı bugünkü şartlarda olmadığına göre, AK Parti’nin dışında iktidarın oluşabilmesi için koalisyon şart!
Haklısınız… Genç Parti yüzde 10 barajını geçmeyeceği için koalisyon moalisyorn yapamaz. Ama işin bir de ittifak tarafı var; şayet GP, baraj aşma derdindeki bir başka parti ile ittifaka girerse, işte o zaman koalisyon da yapar, moalisyon da…
Sevgili Can, iş dünyasının değil, kendi gönlünden geçenleri yazıyor. İttifaklar sonrası Genç Parti iktidarını hayal ediyor Can Ataklı. Yoksa o da biliyor koalisyonların bu ülkeye verdiği ya da vereceği zararı.
Tamam, Can Ataklı’nın hesabı var. Peki ekonomiyi iyi bilen, bu konuda artık uzmanlaşmış Erdal Sağlam’a ne oluyor. Tek başına iktidarın gücünü ve yaptıklarını bir ekonomi yazarı göremeyebilir mi?
Mümkün değil!
Ne demek koalisyon hükümeti?
Yahu o güçlü (!) koalisyon hükümeti değil miydi, dışarıdan bakan ihraç eden? Bu ülkeyi bir gecede fukaralaştıran koalisyon hükümeti değil miydi? Tek başına iktidarı mı çocuğuna önlük alamayan babayı köprüden atıp öldürdü? Ailesinin geçimini yapabilmek için, vücudunu satmak için yollara dökülen kadınları bu iktidarı mı sürükledi?
DSP-ANAP-MHP koalisyonu değil miydi bizi aç ve açıkta bırakan?
Kolumuzu kanadımızı kıran, ele güne bizi muhtaç eden koalisyon iktidarı değil miydi?
Tüm bunları Erdal Sağlam bilmiyor mu?
Yoksa onun da bizim bilmediğimiz bir hesabı mı var?
Yok eğer, yapılan sade ve temiz bir gazetecilikse, atılan “koalisyon çığlıkları”nın nedeni ne?
Arkadaşlar kabul edelim ya da etmeyelim, iş başındaki iktidar, eksiklerine ve sivri çıkışlarına rağmen, dört yılda geçmiş iktidarların yapamadığın yaptı. Enflasyonu yendi bu iktidar, herkesi, her kesimi nefes alır hale getirdi!
Yalan mı?
Koalisyonmuş!
Ne koalisyonu?
AK Parti’den kurtulma koalisyonu mu?
Yoksa Meclis’e kapağı attırma koalisyonu mu?
Hani adam söylemiş ya hikayedeki gibi:
-Sevgili Can herkese lolo ama bize değil…
Bir ben değil, herkes senin hesabının ne olduğunu biliyor.
1963 yılı (Noeli)nde Kıbrıs”ta Binbaşı Nihat İlhan”ın eşi ve üç çocuğunun saklandıkları banyoda hunharca katledilmeleri bardağı taşıran son damla olmuştu. Artık savaş kaçınılmazdı….
Devamı için bağlantıya tıklayınız… Yazının devamını oku »
ÜNİVERSİTEDE EŞCİNSEL GRUP
Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 15 kişilik bir öğrenci topluluğu bir grup kurmuşlar… Grubun adı “Bilgi Gökkuşağı Lezbiyen – Gay – Biseksüel – Transseksüel – Travesti Kulübü” Bu güzide grubumuzun amacı ise bu şekilde eğilimleri olan insanları desteklemek, onları toplum içine kazandırmak, yanlış birşey yapmadıklarını anlatmak vs.. vs.. Yazının devamını oku »
Cumhuriyet Gazetesi’nin kışkırtıcı, niyeti belli olan reklamına değişik ve güzel bir cevap
İlgili diğer haberimiz için : CUMHURİYET GAZETESİ REKLAMLARI
EVLİYİM AMA MÜSAİTİM (ALDATABİLİRİM) SİTESİ ARTIK TÜRKİYE’DE
Avrupa’da şaşmış, yoldan çıkmış, şerefini kaybetmişlerin buluştuğu milyonlarca üyesi olan “Evliyim ama müsaitim” sitesi Türkiye’de de hizmete(!) girdi. Siteye 1 hafta içinde 50 binden fazla Türk üye oldu.
İLK RANDEVU…
Fikri, zikri şaşmış bu namus yoksunu insanlar ilk buluşmasını 16 Mart Cuma akşamı “Levent/Garbo”da yapacak!
Partiye, ‘evli ama uygun’ kişilerle birlikte olmak isteyen bekarlar da davet edildi. Yine de utananların maske takabileceği, sadece cep telefonuna mesaj gelenlerin içeri girebileceği belirtildi. Fiyat tarifesi ise niyetin belgesiydi: Erkek üyelere 20 YTL, kadınlara beleş…
SİTE ÜYELERİNDEN ALINTILAR
* Ebru (32 yaşında, bankacı): 3 yıllık evliyim. MBA olduğumu geçen yıl anladım. Sebebi heyecan. Evlenmeden önce sevgililerimi de aldatıyordum. Canım çektikçe aldatırım
* Berrin (28 yaşında, sigortacı): 5 yıllık evliyim. MBA olduğumu evlendikten 3 ay sonra anladım. Bunun nedeni ise; cinsellik, merak ve macera. Vicdan azabı çekmiyorum.
* Burak (37 yaşında, ithalatihracaatçı): 11 yıllık evliyim. MBA olma nedenim macera. İlk deneyimimi evlendikten 6 ay sonra barda tanıştığım bir kadınla yaşadım. Hiç vicdan azabı çekmiyorum.”
* Selçuk (42 yaşında, turizmci): 18 yıllık evliyim. Çalıştığım oteldeki kadınlar evli olmama rağmen ilgi gösterince, MBA olduğumu anladım. Sürekli değişik kişilerle beraberlik yaşıyorum. Evli kadınlar daha heyecanlı oluyor.
PİSLİĞİN TAMAMEN İÇİNE BATMIŞ ŞEREFSİZ, AHLAKSIZ, NAMUS YOKSUNU İNSANLAR; TÜRK OLDUĞUNUZ İÇİN UTANMIYORSUNUZ, KİMLİĞİNİZDE İSLAM YAZDIĞI İÇİN UTANMIYORSUNUZ ANLADIK, PEKİ İNSAN OLDUĞUNUZ İÇİNDE Mİ UTANMIYORSUNUZ?!!
TÜRKÇE, TÜRK MİLLETİNİN DİLİDİR…
Geçen yazımızda dil-millet ilişkisi üzerinde durmuş ve dillerin insan topluluklarını birbirlerine yaklaştırarak “millet” adı verilen sosyal kurumun oluşmasına zemin hazırladıklarını söylemiştik. Bu yönüyle diller, ortak duygu, düşünce ve ideallere sahip olan bireyler arasında, ortak bir şuur yani millî şuur meydana getiriyorlardı.Bu konuyu da geçmişten örnekler vererek açıklamaya çalışmıştık.
Bu yazımızda ise gelin günümüze bakalım ve nasıl bir çizgide devam ettiğimizi görelim. Günümüzde dillerin işlevi, eskisinden daha belirgin bir durumdadır. Diller, şahsî ve millî açılardan her geçen gün daha büyük önem arz etmektedir. Şimdilerde bir insanın hangi millete mensup olduğu noktasında, konuştuğu ana dili belirleyici unsurların başında gelmektedir. Eskiden bir insanın hangi milletten olduğunu anlamak için, öncelikle dış görünüşüne, kılık kıyafetine bakılırdı. Hızla küreselleşen ve kaynaşan dünyada artık bu ölçüler yeterli olmamaktadır. Herhangi bir millete mensup olma konusunda, konuşulan ana dil, belirleyici olabilmektedir. Eğer “küreselleşen” dünya böyle bir ölçütü kabul ediyorsa biz de konuya hemen kendi penceremizden bakmalıyız.Buna göre ise ; Türk milletine mensup olmanın gereklerinden birisi, hiç şüphesiz, Türkçe konuşmaktır. Türkçe konuşan insanlar, Türk milletinin fertleridir. Türkçe ise, Türk milletinin dilidir. Yazının devamını oku »
Son Yapılan Yorumlar