SEÇİM ANKETİ – WORDPRESS

19 06 2007

AŞAĞIDAKİ YORUM BÖLÜMÜNE HANGİ PARTİYE OY VERECEĞİNİZİ VE EĞER İSTERSENİZ GEREKÇELERİNİZİ VE YORUMUNUZU DA YAZARAK GÖNDERİNİZ.

Özellikle bir sıralama ve parti isimleri tarafımızdan konulmamıştır. Dolayısıyla HİÇBİR yönlendirici yoktur. Hep birlikte görelim sonuçları buyrun…

SONUÇLAR AÇIKLANDI!

62 GEÇERLİ OY ARASINDAN :

AKP : 39

CHP : 6

KARARSIZ : 6

SP : 5

MHP : 3

LDP : 1

BAĞIMSIZ : 1

DP : 1






ATATÜRK’ÜN SUYUNU KESMİŞLER – BAK SEN!

19 06 2007

Borcunu ödemeyen Kuvayıcılar, sularının kesilmesini ‘Atatürk’e hakaret’ saydı

Faturalarını ödemedikleri için suları kesilen Kuvayı Milliye Derneği, İSKİ’den şikâyetçi oldu. Şikâyetin gerekçesi ise ‘Atatürk’e hakaret’. Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunan kuvvacılar, suyun yeniden açılmasını istedi.

 
 
 

Başkanlığını emekli Albay Fikri Karadağ’ın yaptığı ve genel merkezi Kadıköy’de bulunan Kuvayı Milliye Derneği, geçtiğimiz aylarda Antalya’da silah üzerine edilen yemin ve hazırladıkları 13 bin 500 kişilik ‘hainler listesi’ ile gündeme gelmişti. İSKİ’ye 3 bin 550 YTL birikmiş borcu bulunan dernek görevlileri, geçtiğimiz ay suyu kesmeye gelen İSKİ ekibini kovmuştu. Su, polis yardımıyla kesilebildi. İSKİ ekibinin sokaktan geçen ana boruya taktığı kör tıpa da kuvvacılar tarafından patlatılmıştı. Suyu kaçak kullanma imkânı kalmayan dernek, ilginç bir yönteme başvurdu. Daha önce suyu kesmeye gelen İSKİ görevlilerini “Atatürkçü derneğin suyu kesilir mi!” diyerek kovan Kuvvacılar, İSKİ elemanları hakkında ‘Atatürk’e hakaret ettikleri’ gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu. Dernek yöneticileri kullandıkları genel merkezi ‘Atatürk Müzesi’ olarak tanımlıyor. Bu durumda İSKİ’nin suyu kesmesi de Kuvvacılara göre Atatürk’e hakaret anlamına geliyor.

Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı olay ile ilgili soruşturma başlatırken su kapatmaya giden 6 İSKİ görevlisi geçtiğimiz hafta Kadıköy Merkez Karakolu’na davet edildi. Karakolda ifadeleri alınan 5 İSKİ görevlisi, Atatürk’e hakaret etmelerinin söz konusu olmadığını söyledi. Görevliler, aksine Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet devletinin bir memuru olarak devletin suyunu bedava kullanmakta ısrar edildiği için olay yerinde olduklarını anlattı. Olay yerinde olan diğer İSKİ görevlisinin de ifadesi alındıktan sonra dosyanın Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na gönderileceği öğrenildi.

Yazar notu : Türk milletinin sahip olduğu, değer verdiği her türlü kavram kullanılarak ahlaksızlık sınırları zorlanıyor! İnsan evladı olanların, birazcık devletini milletini düşünenlerin bu gibi davranışlar sergilemesi imkansızında ötesindedir, dahası ayıptır ayıp insanım diyene ayıptır, insan vasfı taşıyan utanır böyle yüzsüzlükten!





Cumhuriyet GAZETESİ ÖZÜR DİLEDİ

9 06 2007

AŞAĞIDAKİ METİN “Cumhuriyet” GAZETESİNİN YAYINLAMAK ZORUNDA KALDIĞI DÜZELTME METNİDİR

Düzeltme ve cevap Mezkûr haberde, müvekkil Sayın Abdullah Gül ‘ün, “Türkiye’de Cumhuriyetin sonu geldi… Kesinlikle laik sistemi değiştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandığı iddia edilmiştir. Bu ibare kesinlikle müvekkilime ait değildir. Herkesin malumu olduğu üzere laiklik ve Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez şekilde hüküm bulmuş ve korunmuş değerleridir. Kamuoyunun gözleri önünde süregelen siyasi kariyeri boyunca böyle bir fikre sahip olmadığı tüm Türk halkı tarafından bilinen, bu husus üstlendiği tüm görevlerde gerek faaliyetleriyle, gerekse açıklamalarıyla sabit olan müvekkilim Sayın Abdullah Gül aleyhine ağır, haksız ve tamamen gerçek dışı beyanlarla saldırmanın hiçbir hukuk kuralıyla bağdaşamayacağı net ve açıktır. Bununla birlikte, müvekkile ait olduğu iddia edilen ve gazetenizde sürmanşet olarak verilen ibarelerin suça konu olması gereken ifadeler olduğu dikkate alındığında, bugüne kadar ve bu sebeple müvekkil aleyhinde yargısal talep veya kararlar olması gerekeceği de aşikârdır. Müvekkilim hakkında böyle bir yargı kararı olmadığı gibi, bu sebeple herhangi bir dava da açılmış değildir. Çünkü bu ifadeler müvekkile ait değildir. Müvekkilimize karşı bu iddialar doğrultusunda, kendisinin şeref ve haysiyetlerini ihlal edici ve gerçeğe aykırı şekilde yayın yapıldığı ortadadır. Öte yandan adı geçen müvekkil açısından, gerek siyasi kişiliği, gerek ailevi ve gerekse kişilik hakları bakımından bu kadar ağır sonuçları olan bir haber yayınlanırken, doğruluğunun araştırılmamış olması haberciliğin temel etik kurallarıyla da bağdaşmaz. Gazetenizde yayınlanan ifadelerin ise özellikle içinde bulunduğumuz ve toplum hassasiyetin en üst düzeyde olduğu şu günlerde siyasi çekişmelere ve birtakım amaçlara hizmet ettiği izlenimi hasıl olmakla, yayının maksadı konusunda şüphelerimiz mevcuttur. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur. Abdullah Gül vekili Av. Ömer Küçüközcan





KÜRDİSTAN YOK EDİLMELİ!

8 06 2007

İçinde bulunduğumuz ‘karışık’ siyaset ortamından bir nebze uzaklaşarak düşünmek gerek…

Hiçbir Türk, kabul etmesede yanıbaşımızda Kürdistan resmi olmamak kaydı ile “pratikte” kurulmuş, şekillenmiş, yeşermiş bulunuyor. Şehit haberleri her geçen gün artıyor…

Bazıları “Dış güçlerin oyunları bunlar, bizim Irak’a girmemizi onlar istiyorlar” diyerek kendilerine göre bir durum analizi yapıyorlar. Hadi canım sende! Kimmiş bu dış güçler? Amerika’dan mı bahsediyorsun?! Amerika’nın istediği en son şeydir Türk askerinin Irak’ta olması… Amerika değilse kim peki?

Bu analiz gerçekten çok uzak, korkuların gün yüzüne çıkması olarak yorumlanabilir ancak.

Evet kesinlikle Türk askeri Irak’a girmelidir, elbette kayıplarımız olacaktır, belkide ekonomimiz 30 yıl öncesine dönüş yapacaktır. Ama bir milletin güvenliği söz konusu ise bu ihtimaller tabiri caizse devede kulak kalır!

Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli husus askerimizin müdahalesini fırsat bilerek bazı kesimlerin demokrasiye darbe vurmasına yol vermemektir.

Seçimlerin hiç hız kaybetmeden yapılması, yeni meclisin kurulması, siyasi idarenin sağlam bir şekilde yerini alması ve en sonunda askere tam yetki verilmesi gerekir.

Saygılar.