Bir insanın ailesinden, okulundan, çevresinden velhasıl yaşamını oluşturan tüm etkenlerden meydana getirdiği olumlu düşünce ve davranışlarının tümüne TERBİYE denir.
Terbiye herkese göre farklılık gösterir, görecelidir. Ancak terbiyesizlik sınırları hemen herkes tarafından aynı doğrultuda çizilmiştir. Neden mi anlatıyorum bunları ?
İşte buyrun haberi okuyun :

“…Aziz Nesin ‘in “Türk halkının yüzde ellisi aptaldır” sözü boşuna bir yakıştırma mı, boşuna bir uydurma mı? Seçmenin yüzde kırk altısı AKP’ye bir kez daha iktidar olanağı verdi diye böyle bir suçlama akla gelebilir mi?“ Bu resimdeki kendini bilmez terbiyesiz adamın adı OKTAY AKBAL. Adını “Cumhuriyet” koymuş bir gazetede bir köşede ayık olduğu zamanlarda böyle birşeyler karalıyor işte. Bu gazete bağımsızlığımız sembolü olan Cumhuriyet adının altında her türlü faşist propagandayı fütursuzca dillendiriyor…
Daha fazla yazmaya da gerek yok söylemeyede…
DEMOKRASİ BİLİNCİNİ İÇİNE SİNDİREMEYENLER BÖYLEDİR, TERBİYESİZ ZİHNİYET İŞTE BUDUR!
Saygılar.
ben 16 yaşındayı ileride siyasal bilimler okumak istiyorum.Az çok gündemi ve köşe yazılarını takip ediyorum.Böyle çirkin karalamalar kesinlikle dikkate alınmayacak ”TÜRK MİLLEİTNCE”allaha şükür halkımız artık gözünü açtı ve kimin ne mal olduğunu öğrendi.Sizinde dediğiniz gibi fazla söze gerek yok.
bu terbiyesizlik değil, dolambaçsız, dolaylamasız dangalaklıktır
yıl 2007 ama hala bu adamlardan yer yüzünde bulunabiliyor
helal valla…
siz gericiler oldukça Atamızın kemikleri sızlıyor…Terbiyesizmiş…Adam doğru söylemiş terbiyesiz diyorsunuz…Demekki o %50 densiniz siz…
Aziz Nesin az bile demis!
ülkenin % 60 potansiyel rüşvet ve hırsızlığa karışmıştır bunu söyleyen devletin valisi eski gazetelere bakın şimdi aziz nesin yalanmı söylemiş aptallık olsa iyi yine adı üstünde potansiyel suç işlenmiş kendimizi yargılamayı bilmiyoruz biri bir laf söyleyince ooo öldürün ya kardeşim adam yalan bişeymi söylemiş bak ozaman senin adli dosyalarına bak milletin rüşvet hırsızlık durumuna sonra kafanda bir tartıya koy aziz nesin haksızmı %50 arasında değilsen hiç alınma bile onurunla yaşa suçlu değilsen tabi üstüne alma
saygılar
Bu kelimeleri okurken ilk anlamıyla -yani milleti %50-%50 şeklinde ikiye bölmeye ya kendini hazırlamış ya da buna göz yumacak kişiler kitlesini ister istemez farkediyorsunuzdur.Bir Atatürk yolunda yürüyen insana önce gerektir ki milletin her yönüyle gelişime açık olduğu umudunu ve bunun üstüne milletçe her türlü çabayı sarfedebilmeyi kendine bir borç ve hayat vazifesi kabul etsin…kanımca.Ama önce malum yazarın karalama kampanyasıyla başlayıp birkaç arkadaşımızı da bu sözlerle ani bir heyecana yönlendirmesi acaba milletçe uyanık ve canlımıyız yoksa bir kibrit alevi bizleri kutuplara ayırmaya yetiyor mu diyerekten sormadan edemiyor insan
Şimdi akılcı çözüm ne olmalı sizce : % 50 yi sınırdışı mı etmek yoksa diğer %50′nin sınırsız iradesine hapsedip düşüncelerini hiçbir yerde ifade etmemelerini mi haykırmak, yoksa onlara da kardeş gözüyle bakıp bir vatan sofrasını ard niyetsiz paylaşmak mı?Verimli ve bizi güçlü kılan hangisiyse onu uygulayalım derim açıkçası…
Bence siyasi düşünce farklılıkları her ülkede,dünyada görülmesi şart olan zenginliklerdir…Yoksa kimsenin diğerinin kutsallarına sövdüğünü aklımdan geçirmiyorum…Biz bunu bilerek zenginliklerimizle onur duymalıyız…Daha çok yakın zamanlarda da başka siyasi partiler sürekli belli aralıklarla iktidar oldular.Bu hep aynı şeylerin aynı çoğunlukta bu milletin iradesine yansımadığının ve onun kararlarının zamanla değişken bir hal alabildiğinin de göstergesi olamaz mı sizce?