BAŞÖRTÜSÜ ÇÖZÜLÜYOR (MU?)

19 01 2008

turban1.JPG

Başbakan’ın herkesçe bilinen “istesek 1 kelimelik bir değişiklik ile başörtüsü problemini çözeriz” cümlesinden sonra MHP’ den jet yanıt geldi ve “Anayasa değişikliği gerekli biz sizinleyiz arkasındayız bu işin” dedi. Özetlersek konu bu şekilde gelişti…
. . .

Peki Kemalist çevre bu konu hakkında ne düşünüyor dersiniz? Bilenler bilir laikçi, seküler kemalistleri! Dincilerden hiçbir farkları yok dinciler yatıp kalkıp Atatürk ve Cumhuriyet hakkında sövüp geçerler, laikçi kemalistler ise Kur’an a islama başörtüsüne söverler.

Aklı başından devletini milletini seven insan haklarına saygı duyan kesimlerde yaşamayan insanlar ise bu konunun çözülmesi için yıllardır bağırıp durmaktalar.

Evet isteyen her birey nasıl sıfır kollu, g-string, mini etek tipi elbiseler giyip gezebiliyorsa; isteyen her bireyde başörtüsü takıp gezebilmeli,çalışabilmeli,okuyabilmeli ve sınıf ve insan ayrımı yapılmamalıdır.

Zamanında YÖK denen kurum “Baş örtüsü takmasınlar Fransa’da ki müslümanların taktığı gibi modern TÜRBAN denilen giysi biçimini tercih etsinler o zaman üniversitelere alırız” dememiş miydi?

Şimdi ne diyorlar BAZI ÇEVRELER : Anamızın bacımızın taktıkları gibi mahalle baş örtüsü taksınlar ona bişey demiyoruz!!!

Hadi canım sende, pis laikçi !

Kimse kusura bakmasın, kimsenin zoruna gitmesin bu ülke DEMOKRASİ ile er geç tanışacaktır! Seküler laikçi kemalistler çok üzülecek ancak, çoğunluğu oluşturan Demokrasi yandaşı gerçek laik insanlar galip geleceklerdir.

Özkan TÜMER

 türban türbanlılar basörtüsü başörtüsü baş örtüsü bas ortusu turban turbanlilar özgürlük mağdurları üniversite üniversiteler türban turban türban türbanlı çarşaf





İstiklal Savaşındaki Cahil Halk!

30 11 2007

Efendim biliyorsunuz Emre KONGAR ve Mehmet BARLAS “Yorum Farkı” isminde bir program yapıyorlar birlikte…

Açıkça söylemek gerekirse Kongar’ın marjinal, dengesiz Atatürkçü’lüğünden bıktık usandık hatta ve hatta gördüğümüz yerde dövesimiz gelir oldu! Şimdi aşağıda programın dünkü bölümünden konuşmaların geçtiği alıntıları yapacağım buyrun okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

* Emre Kongar Kurtuluş Savaşı’nı anlatırken, o dönemde nüfusun 11 milyon olduğunu ve bunlardan sadece yüzde 10′unun okuma yazma bildiğini söyledi.

Barlas sinirlendi ve “O cahil 11 milyon Mustafa Kemal ile birlikte Kurtuluş mücadelesi verdi” dedi.

Kongar’ın yanıtı da “O yurt sevgisiydi, tabii ki millet kültürünü bilmeyen, okuma yazması olmayan cahil insanlardı” oldu.
İkili orasındaki diyalog şöyle devam etti;

Barlas: Türkiye’de kurtuluş savaşını sadece Atatürk kazanmadı. Neticede arkasında o cahil dediğiniz, küçümsediğiniz, bazen görmezden geldiğiniz halkla birlikte yaptı. Ayrıca Atatürk hiç bir zaman cahil filan da demedi halka.
Kongar: Öyleydi ama..
Barlas: İzin ver ben konuşuyorum
Kongar: Hayır ama demogoji yapma bana
Barlas: Neyin demogojisi
Kongar: Tarihi gerçekler bunlar, sessizce dinleyin
Barlas: Tarihi yanlış anlatıyorsun
Kongar: Hani neresi yanlış

(…)

Barlas: Bu demogoji değil. Ben sizin ezberinizi bozunca hep demogoji diyorsunuz. Bu yorum farkı.
Kongar: Yorum farkı ayrı, gerçeği çarpıtıyorsunuz
Barlas: Siz gerçeği saptırıyorsunuz. Ezberletilmiş sözleri söylüyorsunuz
Kongar: 11 milyon insanın yüzde 10′u okuma yazma biliyordu. Gayet tabiki cahillerdi.





TEKRAR-YİNE-YENİDEN

28 11 2007

Sevgili WordPress takipçileri uzun bir zamandan sonra günlüğümüz (blog) GÜNLÜK YAYIN AKIŞINA aktif olarak geri dönmüş bulunmaktadır. Bilgilerinize.

Özkan TÜMER





GİZLİ MESCİD DEĞİL, RESMEN KOMPLO!

4 08 2007

Efendim hatırlasınız üzerinden çok fazla zaman geçmedi… İstanbul Bağcılar Lisesi’nde “gizli bir mescid olduğu ve gizli gizli öğrencilerin namaz kıldığı” şeklinde video kayıtlarıyla desteklenen bir haber çıkarılmıştı ortaya. Haberi ortaya atan bir öğrencinin velisiydi malumunuz… “Kızım ilahi dinlemeye başladı, Kur’an bile okuyor hatta! Eyvah yoksa kızım müslüman mı!?” diyerek şüpheye kapılan bir anne okula gitmiş gizlice çekmiş güya bu videoyu… Milli Eğitim Bakanlığı, bunun üzerine bir soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sona erdi ve işte sonuç : Müfettişler, namaz görüntülerinin taraflarıyla görüşerek 14 sayfalık bir rapor hazırladılar. Raporda, Bağcılar Lisesi’nde toplu namaz kılındığına yönelik bir delile rastlanmadığı belirtilerek, olayın okulun ismini kirletmek için yapılan komplo olduğu sonucuna varıldı.

  • Raporda, görüntülerde namaz kıldığı tespit edilen kız öğrencilerin, müfettişlere, görüntüleri cep telefonuyla çeken Ç.’nin annesi ile halasının ısrarı üzerine namaz kıldıklarını söylediği belirtildi.

  • Raporda, “Teneffüslerde bazı öğrencilerin kapıyı tutarak gizlice tek tek namaz kıldıkları görülmüştür. Görüntüleri kaydeden velinin, öğrencileri namaz kılmaya ısrar ve teşvik etmesi, velinin ifade vermek istememesi, ikametgah adresini terk etmesi ve öğrenciyi okula göndermemesi nedeniyle olayın komplo ve kurumu yıpratmak amaçlı olduğu kanaatindeyiz” denildi.

Bir insanın sadece ve sadece kişisel sebepleri yüzünden böyle bir olaya başvurmasının değerlendirmesini sizlere bırakıyorum! Saygılar.





TERBİYESİZ ZİHNİYET İŞTE BUDUR!

24 07 2007

Bir insanın ailesinden, okulundan, çevresinden velhasıl yaşamını oluşturan tüm etkenlerden meydana getirdiği olumlu düşünce ve davranışlarının tümüne TERBİYE denir.

Terbiye herkese göre farklılık gösterir, görecelidir. Ancak terbiyesizlik sınırları hemen herkes tarafından aynı doğrultuda çizilmiştir. Neden mi anlatıyorum bunları ?

İşte buyrun haberi okuyun :

“…Aziz Nesin ‘in “Türk halkının yüzde ellisi aptaldır” sözü boşuna bir yakıştırma mı, boşuna bir uydurma mı? Seçmenin yüzde kırk altısı AKP’ye bir kez daha iktidar olanağı verdi diye böyle bir suçlama akla gelebilir mi? Bu resimdeki kendini bilmez terbiyesiz adamın adı OKTAY AKBAL. Adını “Cumhuriyet” koymuş bir gazetede bir köşede ayık olduğu zamanlarda böyle birşeyler karalıyor işte. Bu gazete bağımsızlığımız sembolü olan Cumhuriyet adının altında her türlü faşist propagandayı fütursuzca dillendiriyor…

Daha fazla yazmaya da gerek yok söylemeyede…

DEMOKRASİ BİLİNCİNİ İÇİNE SİNDİREMEYENLER BÖYLEDİR, TERBİYESİZ ZİHNİYET İŞTE BUDUR!

Saygılar.





MİLLETİN MUHTIRASI BÖYLE OLUR!

23 07 2007

NE SAĞ, NE SOL MERKEZİ İKTİDAR

ak1.jpg

Görülüyor ki artık milletimiz kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunun farkına varmış bulunmaktadır. “Ne sağ, ne sol merkezi iktidar” diyerek Türkiye demokrasi tarihinde “ikinci kez” iktidarda olan bir partiyi, daha yüksek bir oyla yeniden iktidara getirmiştir. Biz bu olayı en son Adnan Menderes’li DP’de görmüştük!

Halkımızın bu yüce tavrı gösteriyor ki ; Asker, süngü korkusu yaratarak demokrasi bilinci yerle bir edilemez, yıpratılamaz tam tersine dahada GÜÇLENDİRİLİR!

“Cumhuriyet” adı altında bindirilmiş kıtalarla yapılan mitinglerin halkımız tarafından yapılmadığını söyledik hep… Ancak bizlere ağızlarından salyalar fışkırtarak küfür edenler oldu bu sayfalarda. Biz her zaman isim ve parti gözetmeksizin CUMHURİYET’ten ve daha önemlisi DEMOKRASİ’DEN yana olduk!

SÖYLENECEK FAZLA BİR SÖZ KALMADI YÜCE HALKIMIZIN ÖNÜNDE EĞİLEREK EN İÇTEN TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYORUZ.

—————————————————————————————————-

MAYONUDA ALDA GİT BAYKAL!

bay1.jpg

Sn. Deniz BAYKAL bir söz vermiş, “Eğer seçim kampanyalarında başarılı olamazsak Rodos’a kadar yüzerim” demiş!

Şimdi buradan Sn. Baykal’a tek bir şey söylemek düşüyor bizlere :
- MAYONUDA ALDA GİT!

Saygılar.





MHP : BAŞ ÖRTÜLÜLER “SIKMABAŞ, KUR’AN DEĞİŞMELİ”

18 07 2007

MHP adayı Kuran’ın bazı ayetlerini laikliğe aykırı olarak niteledi. Baş örtülüleri ’sıkmabaş’, ‘kadere iman’ı da ahlaklı olmaya engel dedi.

MHP yönetiminin parti vitrinine yerleştirdiği isimlerin başında gelen emekli Büyükelçi Gündüz Aktan’ın dini konularda ileri sürdüğü birbirinden uçuk fikirler şaşırtıyor!

BAŞ ÖRTÜSÜ DEĞİL ‘SIKMABAŞ’

MHP’nin ağır toplarından Aktan ilk olarak baş örtülü kadınları, ’sıkmabaş’ olarak niteledi. MHP adayı olmadan önce yaptığı bu niteleme nedeniyle milliyetçi-muhafazakar kesimin tepkisini çeken Aktan, şimdilerde de dini konularda ortaya attığı uçuk fikirlerle partisinin başını ağrıtıyor. Aktan’ın kadere iman ve Kuran’ın laikleştirilmesiyle ilgili önerileri partisinin başını uzun süre ağrıtacağa benziyor.

KADERE İMAN’I İNKAR ETTİ

MHP’DEN aday olmadan önce köşe yazdığı Radikal gazetesine önceki gün bir röportaj veren Gündüz Aktan, imanın 6 şartından biri olan ‘Kadere İman’a karşı çıkarak kader inancının sorumlu ve ahlaklı birey olmaya engel olduğunu iddia etti. Yani Aktan’a göre kadere iman etmek ahlaklı birey olmaya bir engeldi. Aktan bu iddiasını büyük İslam düşünürü İmam Maturidi’ye dayandırdı.





SEÇİM ANKETİ – WORDPRESS

19 06 2007

AŞAĞIDAKİ YORUM BÖLÜMÜNE HANGİ PARTİYE OY VERECEĞİNİZİ VE EĞER İSTERSENİZ GEREKÇELERİNİZİ VE YORUMUNUZU DA YAZARAK GÖNDERİNİZ.

Özellikle bir sıralama ve parti isimleri tarafımızdan konulmamıştır. Dolayısıyla HİÇBİR yönlendirici yoktur. Hep birlikte görelim sonuçları buyrun…

SONUÇLAR AÇIKLANDI!

62 GEÇERLİ OY ARASINDAN :

AKP : 39

CHP : 6

KARARSIZ : 6

SP : 5

MHP : 3

LDP : 1

BAĞIMSIZ : 1

DP : 1






ATATÜRK’ÜN SUYUNU KESMİŞLER – BAK SEN!

19 06 2007

Borcunu ödemeyen Kuvayıcılar, sularının kesilmesini ‘Atatürk’e hakaret’ saydı

Faturalarını ödemedikleri için suları kesilen Kuvayı Milliye Derneği, İSKİ’den şikâyetçi oldu. Şikâyetin gerekçesi ise ‘Atatürk’e hakaret’. Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunan kuvvacılar, suyun yeniden açılmasını istedi.

 
 
 

Başkanlığını emekli Albay Fikri Karadağ’ın yaptığı ve genel merkezi Kadıköy’de bulunan Kuvayı Milliye Derneği, geçtiğimiz aylarda Antalya’da silah üzerine edilen yemin ve hazırladıkları 13 bin 500 kişilik ‘hainler listesi’ ile gündeme gelmişti. İSKİ’ye 3 bin 550 YTL birikmiş borcu bulunan dernek görevlileri, geçtiğimiz ay suyu kesmeye gelen İSKİ ekibini kovmuştu. Su, polis yardımıyla kesilebildi. İSKİ ekibinin sokaktan geçen ana boruya taktığı kör tıpa da kuvvacılar tarafından patlatılmıştı. Suyu kaçak kullanma imkânı kalmayan dernek, ilginç bir yönteme başvurdu. Daha önce suyu kesmeye gelen İSKİ görevlilerini “Atatürkçü derneğin suyu kesilir mi!” diyerek kovan Kuvvacılar, İSKİ elemanları hakkında ‘Atatürk’e hakaret ettikleri’ gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu. Dernek yöneticileri kullandıkları genel merkezi ‘Atatürk Müzesi’ olarak tanımlıyor. Bu durumda İSKİ’nin suyu kesmesi de Kuvvacılara göre Atatürk’e hakaret anlamına geliyor.

Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı olay ile ilgili soruşturma başlatırken su kapatmaya giden 6 İSKİ görevlisi geçtiğimiz hafta Kadıköy Merkez Karakolu’na davet edildi. Karakolda ifadeleri alınan 5 İSKİ görevlisi, Atatürk’e hakaret etmelerinin söz konusu olmadığını söyledi. Görevliler, aksine Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet devletinin bir memuru olarak devletin suyunu bedava kullanmakta ısrar edildiği için olay yerinde olduklarını anlattı. Olay yerinde olan diğer İSKİ görevlisinin de ifadesi alındıktan sonra dosyanın Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na gönderileceği öğrenildi.

Yazar notu : Türk milletinin sahip olduğu, değer verdiği her türlü kavram kullanılarak ahlaksızlık sınırları zorlanıyor! İnsan evladı olanların, birazcık devletini milletini düşünenlerin bu gibi davranışlar sergilemesi imkansızında ötesindedir, dahası ayıptır ayıp insanım diyene ayıptır, insan vasfı taşıyan utanır böyle yüzsüzlükten!





Cumhuriyet GAZETESİ ÖZÜR DİLEDİ

9 06 2007

AŞAĞIDAKİ METİN “Cumhuriyet” GAZETESİNİN YAYINLAMAK ZORUNDA KALDIĞI DÜZELTME METNİDİR

Düzeltme ve cevap Mezkûr haberde, müvekkil Sayın Abdullah Gül ‘ün, “Türkiye’de Cumhuriyetin sonu geldi… Kesinlikle laik sistemi değiştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandığı iddia edilmiştir. Bu ibare kesinlikle müvekkilime ait değildir. Herkesin malumu olduğu üzere laiklik ve Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez şekilde hüküm bulmuş ve korunmuş değerleridir. Kamuoyunun gözleri önünde süregelen siyasi kariyeri boyunca böyle bir fikre sahip olmadığı tüm Türk halkı tarafından bilinen, bu husus üstlendiği tüm görevlerde gerek faaliyetleriyle, gerekse açıklamalarıyla sabit olan müvekkilim Sayın Abdullah Gül aleyhine ağır, haksız ve tamamen gerçek dışı beyanlarla saldırmanın hiçbir hukuk kuralıyla bağdaşamayacağı net ve açıktır. Bununla birlikte, müvekkile ait olduğu iddia edilen ve gazetenizde sürmanşet olarak verilen ibarelerin suça konu olması gereken ifadeler olduğu dikkate alındığında, bugüne kadar ve bu sebeple müvekkil aleyhinde yargısal talep veya kararlar olması gerekeceği de aşikârdır. Müvekkilim hakkında böyle bir yargı kararı olmadığı gibi, bu sebeple herhangi bir dava da açılmış değildir. Çünkü bu ifadeler müvekkile ait değildir. Müvekkilimize karşı bu iddialar doğrultusunda, kendisinin şeref ve haysiyetlerini ihlal edici ve gerçeğe aykırı şekilde yayın yapıldığı ortadadır. Öte yandan adı geçen müvekkil açısından, gerek siyasi kişiliği, gerek ailevi ve gerekse kişilik hakları bakımından bu kadar ağır sonuçları olan bir haber yayınlanırken, doğruluğunun araştırılmamış olması haberciliğin temel etik kurallarıyla da bağdaşmaz. Gazetenizde yayınlanan ifadelerin ise özellikle içinde bulunduğumuz ve toplum hassasiyetin en üst düzeyde olduğu şu günlerde siyasi çekişmelere ve birtakım amaçlara hizmet ettiği izlenimi hasıl olmakla, yayının maksadı konusunda şüphelerimiz mevcuttur. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur. Abdullah Gül vekili Av. Ömer Küçüközcan